28 Ekim 2014 Salı

ANIL KANGAL

Uzun zamandır yapmak istediğim şeyi gerçekleştirebildim sonunda :) Anıl Kangal'ı keşfedeli uzun süre oldu ama iletişime geçmeye çekindim açıkçası. Zırt diye birinin karşısına çıkıp "Sizinle röportaj yapmak istiyorum" diyemezdim doğal olarak :)
Keşfettiğim güzel şeyleri başkalarıyla paylaşmak gibi bir alışkanlığım vardır. Bu güzel gezgini hepiniz tanıyın istedim. Kendisi de beni kırmadı teklifimi kabul etti. Tekrar teşekkür ederim <3 

Veee Yura ilk röportajını gururla sunar :)

Not: Fotoğraflar Anıl Kangal'a aittir.




+Haftalardır hayalini kurduğum, izin istemeye çekindiğim, röportajın ilk sorusu; Anıl Kangal kimdir?


Adım Anıl. 31 Temmuz 1986, Ankara doğumluyum. Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde uluslararası ilişkiler okudum. Sonrasında Londra Üniversitesi'ne bağlı School of Oriental and African Studies'de kalkınma ve küreselleşme üzerine yüksek lisansımı yaptım. Mezuniyet sonrasında Ankara'ya dönüp dört sene boyunca çeşitli Bakanlıklarla Avrupa Birliği projelerinde çalıştım. Aralık 2012'de, 26 yaşımdayken dört senelik iş deneyimi sonrasında, işimden istifa edip kendimi yollara vurdum. 17,5 ay boyunca Asya, Kuzey, Orta ve Güney Amerika'da birçok ülkeyi gezdim. Haziran 2014'te turumu tamamlayıp Türkiye'ye dönüş yaptım. Ani ve kendim için bile beklenmedik bir kararla, Gaziantep'e taşınıp uluslararası bir insani yardım kuruluşunda Suriyeli mültecilerle çalışmaya başladım.



+533 günde dünya turu yaptınız,  fotoğraf sergisi açtınız iki hayalinizi birden gerçekleştirdiniz. Bize bunlardan 
bahseder misiniz? Gelecekte yapmak istediğiniz daha farklı şeyler var mı yoksa gezgin bir fotoğrafçı olmaya devam mı edeceksiniz?


Dünya turu yapmak aslında hepimizin hayalidir ya. Birçok insana sorsanız milli piyango çıktığında ya da fırsat verildiğinde ilk yapacağı şeyin dünya turu olduğunu söyler. Benim için de dünya turu hayali hep içimde bir yerlerde saklıydı. Normalde de her fırsatta kendisini yollara atan bir insan olarak bu hayali içimde sakladım ve büyüttüm. Doğru zaman geldiğine inandığımda da işimden istifa edip yollara düştüm. Türkiye'ye dönüşümün üzerinden sadece 3-4 ay geçmiş olmasına rağmen, ben bile hala bu tür bir yolculuğa kalkıştığıma inanamıyorum. 17,5 ay boyunca 29 ülkeyi ve 300'den fazla şehri tek başıma gezdim. Hayatım boyunca yaptığım en güzel şeydi.

Genel anlamda kendimi fotoğraçı olarak tanımlamıyorum. Gördüğüm anları saklamayı ve kendi gördüğüm şekilde başkalarına aktarmayı seviyorum. Özellikle bu tür bir yolculukta bu anların sayısı o kadar artıyor ki. Fotoğraf sergisi hem bu anları başkaları ile paylaşmak, hem de yolculuğumu insanlara aktarmak için bir araç oldu bana. Aralık ayında da benzer şekilde İstanbul'da bir sergi açmayı planlıyorum. Bu sergi, Ankara'dakinden farklı olarak fotoğraflara değil de, yolculuğun kendisine odaklanacak.

An itibariyle belirttiğim gibi Gaziantep'te uluslararası bir insani yardım örgütünde çalışıyorum. Klasik ofis işlerinden farklı olarak, manevi tatmini son derece yüksek ve zorlayıcı bir iş. Bir süre daha burada kalmayı planlıyorum. Gelecek için yine bol bol yol içeren planlarım var; ama öncesinde bir süre sabit kalmam gerekiyor. İçimdeki ev kedisi ancak bu şekilde tatmin olabiliyor.




+Turunuz hakkında çevrenizdeki insanlar nasıl tepkiler aldınız? Sizi destekleyen pek çok insan gördüm peki bunun yanında desteklemeyenler de var mıydı?


Yolculuğa çıkmadan önce iki farklı tepki alıyordum genel olarak. İlk grup (buna ailem de dahil) son derece destek oldular. Birçokları bunun kendi hayalleri de olduğunu söylediler, cesaretimden dolayı beni tekrar tekrar tebrik ettiler. İkinci bir grup ise bunu neden yaptığımı anlamlandıramadı. Güzel bir işim, genel normlarda tıkırında ilerleyen bir hayatım varken bütün bunlardan vazgeçip neden zor olanı seçtiğimi sorguladılar. Sonuçta her birimiz kendi seçimlerimizden sorumluyuz. Ben yola çıktığım için ve geride bırakmayı seçtiklerim için bir an bile pişman olmadım.




+Hindistan’da daha çok vakit geçirdiğiniz dikkatimi çekti. Bazı ülkelere/şehirlere çok kısa zamanlar ayırdınız. Geri dönüp daha çok vakit geçirmek istediğiniz yerler var mı?


Aslında her ülkede gezilecek yerlerine bağlı olarak eşit süre geçirdim. Bir ülkeye gitmeden önce orada görmek istediğim bütün şehirleri belirledim ve ona göre kafamda bir rota çizdim. O rotayı tamamlamadan da ülkeden ayrılmadım. Her şehirde de 2-3 gün kadar kaldım. Kamboçya, Singapur, El Salvador gibi ülkelerde 5-6 gün geçirdim; fakat Hindistan, Endonezya, ABD ve Peru gibi ülkelerde boyutları nedeniyle bir aydan fazla kaldım. En sevdiğim yerlerden biri Guatemala oldu mesela. Orada zaten mola vermeye de ihtiyacım olduğunu fark edip üç aya yakın kaldım. Tekrar dönecek olsam Filipinler ve Guatemala'ya daha da çok zaman ayırırdım. 


+Bir kadın olarak klasik problemlerin dışında sizi zorlayan şartlar oldu mu?


Gezdiğim ülkelerin çoğu üçüncü dünya ülkeleri olduğu için güvenlik en önemli problem olarak ortaya çıktı. 2-3 günde bir şehir değiştirmek, sürekli hareket halinde olmak, geride bıraktıklarımı, ailemi, arkadaşlarımı özlemek de cabası.




+Başınızdan geçen enteresan olayları merak ediyorum. Sizi en çok güldüren ne oldu? Nelere sinirlendiniz? Zorlukların üstesinden nasıl geldiniz?


Aslında o kadar çok ağladığım, güldüğüm, sinirlendiğim, zorlandığım an oldu ki. 533 gün dile kolay. Her birinin yeri ayrı, her birinin hikayesi ayrı. Burada anlatmaya kalksam sayfalar yetmez.



+Okuyucularımın büyük bölümü Kore ile ilgili gençlerden oluşuyor. Çoğu Kore’ye gitmek istiyor ama buna cesaret edebilenlerin sayısı oldukça az. Onları hayallerini gerçekleştirebilmeleri için cesaretlendirir misiniz?

Ünlü bir söz vardır ya hani, "Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiği" diye. Karar vermek ve o ilk adımı atmak işin en zor kısmı. Bir kere bunları gerçekleştirdikten sonra gerisi iplik söküğü gibi kendisinden geliyor. Başkalarının söylediklerini, içinizdeki endilşeleri ve korkuları bir kenara bırakın. Hayallerinizi ertelemeyin. İnanın bana pişman olmayacaksınız. Özellikle Güney Kore, gördüğüm en değişik kültürlerden birisine sahip. Mesafeler ve farklılıklar sizi korkutmasın. İnsanları son derece sıcakkanlı ve yardımsever, kültürü ise son derece zengin.


Daha fazlası için;

4 yorum:

  1. bayıldııııııımmm :)
    bir çoğumuzun yapmak isteyip de cesaret edemediğimiz , yüreğimizin bir köşesinde arada sızlayan hayallerimizi gerçekleştirebilmesi ne güzel :) koskocaman tebriklerimi de sunuyorum sana böylesi bir röportajı paylaştığın için :)

    YanıtlaSil
  2. harika bir röportaj olmuş ellerinize ağzınıza sağlık...çok taktir ettim baya cesaretli bir kişi...keşke bizde öyle olabilsek :) :)

    YanıtlaSil
  3. Maide Arslan29 Ekim 2014 09:52

    Uzun zamandır beklediğimiz bu güzel röportaj için teşekkürler dillerinize ve o güzel ellerine sağlık Yura ~ "Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiği"
    Ayrıca bilgisayarı bize bu röportajı ulaştırmak için araman bile bize ne kadar önem verdiğini gösteriyor emeklerin için gerçekten minnettarım kkkk
    Orada çok güzel vakit geçir yazıların kadar sohbetini de özlesemde şuan huzurlu olduğunu biliyorum ve arada yazmaya çalış seni çooook seviyorum ����❤️

    YanıtlaSil
  4. Benim de hayalim bu. Şimdiden planlamaya basladım ama önce okulu bitirip biraz para kazanmam lazım. :D

    YanıtlaSil

カーソル・スイッチ